14 Ocak 2012 Cumartesi

10 Ocak 2012 Salı

7 Ocak 2012 Cumartesi

Sensin küçük!

Hayatım boyunca ufak şeylerden zevk almayı bilen bir insan olmak istedim; oldum da. Geçen haftalarımı bir gözden geçirdim de kıçımın üstüne oturup tüm küçük detayları unutmuşum. Şimdi yazarken de küçük demek tuhaf geldi. Ne yani hep elimin altında oldukları için mi küçükler? İnsana yaptığımızın aynısını eşyaya da mı yapıyoruz yani? Büyük zulüm.

Neyse, odam olmuş bir çöplük. Sabahleyin geç bir kahvaltı yapıp ve Seinfeld izleyip baktım icabına. İnce ince silip tüm biblolarımı, resimleri, kitapları yerlerine yerleştirdim. Telefon konuşmaları, mesajlaşmalar falan...Küçük şeyler diyebilir miyim ki şimdi bunlara? Sanmıyorum.

Kendime güzel bir Türk kahvesi yaptım. Yeni aldığım şeyleri ütüledim, dolabıma yerleştirdim. Masamı topladım. Yeni doğum yapan bir arkadaşımı aradım. İstanbul'da yaşadığım hayat hakkında kısa bir bilgilendirme yaptım. Ünye'dekinden tabii ki çok daha iyi ve sanki her yer Ünye'den daha ferah dedim. Ama orası da memleketim, köklerimin bağlı olduğu yer. Önemsiyorum bunu 'yu da eklemeyi ihmal etmedim.

Şimdi akşam dışarı çıksam mı çıkmasam mı'nın hesabındayım. Herşey o kadar huzurlu ve büyük ki bırakamıyorum

6 Ocak 2012 Cuma