8 Şubat 2021 Pazartesi

Hayat, kadere inat , seni sil baştan yaşayacağım.

Çok huzurlu bir sabaha uyanmadım.Oysa ki sabahleyin Michael mesaj atmış ve neşeyle ‘Halil İnalcık’ın Türkçe Osmanlı tarihini bitirdim’’ yazmış. Benim ekranda defalarca görüp güldüğüm kitabı. Ne zaman insan kendini birisiyle kıyaslamış da o bünyeye bahar gelmiş? Bana da gelemedi. Bu adam hayatın bu hay huyu içinde nasıl bitirir  bu Türkçe kitabı,dedim? Bir taraftan da bu soruları sormamak için kendisine zor tuttum kendimi. Heyecanını paylaştım ve tebrik ettim. Ama ben sık sık yaşadığım küçük depresif hallerim içinde gidip gelirken, onun Türkçeyi yalayıp yutmasını kaldıramadım.

Belki iyi oldu. Benim için bir farkındalık oldu. Yazdım mı bilmiyorum burada, unutmak da istemediğimden paylaşayım. Memleketime gelmek için İstanbul’dan uçak bileti bakmaya başlamıştım. Uçakla seyahati çok sevmiyorum. Tam benim gibi bir kontrol freake göre bir davranış. Neyse, en sonunda dedim ki ben önlerden, 8 numaralı koltuğu alayım. Hem sallanmaz, hem kapıya yakın. Kolayca inerim. Neyse yolculuk günü geldi çattı.Bindim uçağa. Yerimde 25 yaşlarında genç bir erkek oturuyor. Pardon dedim, koltuğuma oturmuşsunuz. Affedersiniz yavşakça gülerek, yoo bu benim koltuğum dedi. O kadar da emin ki kendinden . Biletinizi görebilir miyim? Diye sordum. Şaka yaptım yaaa, di,yerek bir önceki sırıtışına kaldığı yerden devam ederek yandaki koltuğa geçti. Yerime geçtim, dışarı bakıyorum. Hostesin sesiyle irkildim. ‘Beyefendi lütfen maskenizi takın’diyor yanımdakine. Birkaç defa daha dedikten sonra, lütfen içeri gelin hakkınızda işlem yapılacak dediler. Yolculuğun yaklaşık 25.dakikasında oluyor tüm bunlar. Ben de sinir olarak hostese dedim ki ‘Lütfen beni de başka bir koltuğa oturtur musunuz? Anne babamı ziyarete gidiyorum’’ Tabii, dedi hostes. Ve beni aldı uçağın en arka koltuğuna götürdü:) Yaaa!!!! Ben önde gideyim, 20 tl daha verip 8 numarayı alayım da inerken kıçım yere daha az şiddette vursun derken, kendimi en arkada ve bir başıma otururken buldum. Bana, daha doğrusu anlayana iyi bir cevap geldi yaradandan. 

Her şey olacağına varıyor, her ne kadar zaman zaman beni öfkelendiren bir ifade de olsa yine kendini doğruladı ve ışıl ışıl gösterdi. Her şeyi kadere bırakalım demiyorum ama bana çoğu şey yaptırmayan düşün düşün yoktur işin’in de vardığı noktayı net bir şekilde gördüm.

Michael’dan gelecek cevabı da bekliyorum. Büyük ihtimal güler ve der ki ama sen çok çalışıyorsun, bu kadar okuyamaman istediklerini yapamaman normal. 

Uçak hikayesini de tam bitirmiş olayım. Hostes yanıma gelip dedi ki hanımefendi sizi de görgü şahidi yazabilir miyiz? Tabii dedim, bastım imzayı geçtim.

2 yorum:

  1. uçaktaki adam için var öyle zevzek tipler ortalıkta demek istedim. Maalesef varlar.
    Michael ile kendini kıyaslama, kendisi Türkiye'de yaşıyor diye tahmin ettim. Bir ülkede yaşarken o dili öğrenmek çok farklı. Sevgiler.

    YanıtlayınSil
  2. Blogunuzu takipteyim bloguma beklerim.

    YanıtlayınSil